TPL_OFFCANVAS_EMPTY_ERROR

Genel

DÜNYADAKİ TEK BALKAR ŞEHRİ BÖYLE DOĞDU

Dört bir tarafı yemyeşil dağlarla çevrili, dağların bittiği yerde masmavi gökyüzü, mükemmel bir tabiat, pırıl pırıl bir nehir, eksik olmayan hoş bir rüzgar. Burası dünyada ki tek Balkar şehri Tırnıauz. Tırnıauz\'un kelime manası Dar ağız (geçit). Hakikaten dört bir tarafı dağlarla çevrili Tırnıauz'un tek ve dar bir geçiti var. Yöre halkı Balkarlılar, eskiden beri bu dağlardan, kömür, altın, gümüş, kurşun ve demir çıkarıyorlar ve işliyorlardı. Kabardey-Balkar bölgesinde kayıtlara geçmiş ilk modern manada maden ocağı 19. yüzyıla aittir ve bu bölgede Balkarlılar tarafından açıldığı belirlenmiştir.

Ordinaryüs Profesör doktor Abil, 15 yılını sadece bu işe vererek Kuzey Kafkasya'nın çok detaylı bir jeolojik haritasını çıkarmıştır. Onun çalışmalarına aynı zamanda çok ünlü bir bilim adamı olan G.E. Srovskiy (tüm hayatını Kuzey Kafkasya jeolojisine adamıştır) yüksek rakımlı Balkar ovalarında, Holam, Baksan ve Çegem'de ve Elbrus eteklerine kadar uzayan Balkar bölgelerinde çok zengin kurşun, gümüş ve altın yataklarını keşfetmiş ve haritasını çıkarmıştır. Bu araştırmaları sırasında eski çağlardan kalma maden ocaklarınıda keşfetmiştir.

Daha sonra, 19. yüzyıl sonlarında, Urusbiy elinden bir Balkarlı, K. İskendarov, Nalçik'ten P.H. Grammatikov adında ki bir doktor, avcılık hakkında ki duyumları üzerine Kirhojan bölgesinde buluşurlar. (Gelecekte ki Tırnıauz'a çok yakın bir bölge). Burada zengin kurşun ve gümüş yatakları bulan bu üçlü'den İskendarov, 1898'de Vladikavkaz'a gelir ve bölge yöneticilerine gümüş yatakları açmak için dilekçe verir. Vladikavkaz'da ki Çar'ın adamları bu dilekçeyi dikkate almazlar. İkendarov ve Grammatikov'un çalışmaları ile ilgili tuttukları kayıtlar, belgeler 1928'de jeolog Sitkovskiy tarafından bulunur. Ekim devriminden sonra, ülkede ki tüm jeologlar ve bilim adamları ülkenin dört bir tarafına yeraltı kaynaklarını bulmak için gönderilir. Hatta ilk kafile zaten daha önceden keşfedilmiş yatakları olan Tırnıauz bölgesine İ.N. Sitkovskiy rehberliğin de gönderilir ve çalışmalara hemen başlanır.

İ.N. Sitkovskiy, jeolojik araştırmaları sırasında büyük bir sürprizle karşılaşır ve bölgede aynı zamanda çok zengin Molibden yatakları bulur. Fakat o dönemde kurşun ve gümüş daha değerli idi fazla üzerinde durulmadı. Halbuki gelecekte molibdenin, asıl aradıklarından kat be kat daha değerli olacağını çok sonraları öğreneceklerdi. İ.N. Sitkovskiy farkında olmadan dünyanın en zengin Molibden yataklarından birini bulmuştu.

Tırnıauz'dan panoramik bir görüntü

1932 yılından 1936 yılına kadar bir gurup jeolog S.P. Solovyov önderliğinde çok ciddi ve geniş çaplı bir araştırma başlattılar Tırnıauz'da. 1934 yılı sonunda Baksan nehrinin yukarı bölgelerinde araştırmalar Jeolog V.F. Flyorov ve ekibi tarafından daha da derinleştirildi. V.F. Flyorov'un ekibi Balkarlı gençlerdi: Teberdileni Hamid, Lokunlanı Andulah, Gekkileni Ashat, Abaşlanı Harun, Abdullalanı Mahmud ve Temmolanı Mahmud.

V.F. Flyorov ve Balkarlı ekibi

Kazıların birinde, Flyorov çok ilginç bir şey buldu. Jeolog Flyorov daha önce hiç böyle bir maden görmemişti. Dış tarafı granit gibi çevrili içi ise mavi-lacivert ama çok parlak bir maden. Eşi Vera Flyorova bu madeni konunun uzmanı Orlova gösterdi. Evet, bu birinci sınıf bir Molibden'di. Yöre halkı Balkarlılar kurşun gibi olmadığı için biliyorlardı  ama işletmiyorlardı. Bu yüzdende ona "kötü kurşun" diyorlardı ve bu "kötü kurşunlardan" daha çok olduğunu söylemişlerdi. Bu "kötü kurşun" dan Korgaşinli Tau'da bolca olduğunu söylediler. Korgaşinli-Tau, kurşunlu dağ demekti zaten. Balkarlılar bu madenleri asırlar öncesinden zaten bulmuşlardı. 30 Ağustos 1934 günü Gekkileni Ashat ve Teberdileni Hamit Molibden yataklarının ana damarını bularak ilk Molibden Ocağının açılmasına vesile oldular. Daha sonra iki ana damar daha bulundu: Ullu Tırnıauz Tau ve Korgaşinli Tau'da. Molibden, deniz seviyesinden 3 km. yükseklikte bulunuyor. Tabii Kafkas dağlarının yüksekliği düşünüldüğünde epey derinde, ancak Tırnıauz' da yer yer Molibden yeryüzüne kadar çıkmış durumda. Tırnıauz'da kurşun, gümüş, altın, demir, molibden derken daha sonra Volfram, Bor ve Toryum yatakları bulundu. Tırnıauz adeta zengin maden, metal ve mineral yatakları üzerinde yüzüyordu. Dış kaynaklı (Avrupa ve Amerika) ciddi jeoloji kaynaklarına göre Tırnıauzdaki tüm rezervlerin toplam değeri 1,5 trilyon USA Doları tutarında. Bu zenginlik sadece Balkar halkı için çok büyk bir zenginlik. Ama tüm Rusya Fed. için düşünülürse zaten Balkarlılara pay dahi verilmez. Tırnıauz 1930'lu yıllarda işte böyle doğdu.

19.yüzyıl

Kaynak: elbrusoid.org, tyrnyauz.narod.ru

Murat Poyraz

Login

{loadmoduleid ? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:? string:261 ? ? ? ? ? ? ? ?}