1826 Locust Street, Bainbridge support@templaza.com

Mingi tavnu başı akdı karladan Eteginde çiçek tolu kırladan Keçem künüm sanga bolgan cırladan, Başga bir zat tüşünmeyme Mingi Tav! Azamatıng, ullulugung alaydı, Seni körgen unutalmay cılaydı, aldamayma kertisida bılaydı, Başga bir zat tüşünmeyme Mingi Tav! Nasip bolmayt suvlarıngdan içerge, Caşil uzun otlavıngdan biçerge, Etalmadım sanga bir col seçerge, Başga bir zat tüşünmeyme Mingi Tav! Ayrılırga süymegenle alaydan, Ketgenleri bolmagandı kolaydan, Buşuv etseng nege carar bılaydan, Başga bir zat tüşünmeyme Mingi Tav! Cılaganın unutalmay köp turdum, Atabıznı, nek etgenin hep sordum Aytgan sözü: "KAYDA OL ARUV CURTUM?"

Her milletin hayatında özellikle de yazı dilleri geç kurulan halklarda folklor'un büyük bir önemi olduğu şüphesizdir. Folklor halkın düşünce hazinesidir çünkü halk yıllardan beri hayatında görmüş olduğu acı ve sevinçlerini hayata bakışını iyilik arzusunu, âdet, töre, ahlâk gibi değerlere tapınmayı asırlar boyu nesilden nesile geçirerek folklorunda korumuştur. Söz ustalarının, isimleri unutulmuş olan şairlerin işlerinin taş ustalarının işlerinden daha da güçlü daha da kuvvetli olduklarını biz bugün de görüyoruz. Taştan yapılmış kuleleri zaman rüzgarı süpürmüşse de, halkın fikir hazinesi, masalları, efsaneleri, şarkıları ve ata sözleri 20. asırda da yeniliklerini kaybetmeden halkın yüreğinde yaşamaya devam ediyorlar. Bazen folklorik eserler ise dünya kültürünü zenginleştiren parlak yıldızlar gibi olmuşlardır. Böyle folklorik değerlerden biri de Kırgız halkının destanı Manas'tır.

Karaçay-Malkar edebiyâtının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri olan Dina Mamçu 1953 yılında Rusya Federasyonuna bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyetinde Yukarı Mara köyünde doğmuştur. Babasının adı Tariel’dir. Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi Edebiyât Fakültesinden mezun olmuştur. Uzun bir süreden beri “Karaçay” gazetesinde çalışan Dina Mamçu halen bu işine devam etmektedir. Dina Mamçu’nun bu çalışmada yer alan şiirleri, 1990 yılında Çerkessk şehrinde yayınlanan “Tambla Aytırma” [Yarın Söylerim] adlı eserinden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır.

İnsanoğlu, doğada egemenlik sağlamak için araçlar yapıp, çalışırken kendi sesini de bir araç gibi kullanmayı denemiştir. Çıkardığı seslere belirli anlamlar yükleyerek ses dilini oluşturmuştur. Sesini bir araç gibi kullanma, insana soyutlanma ve düşünme gücünü vermiştir. Böylece onun yaşamını öteki canlılardan ayıran, onu üstün kılan yeni bir araca adına dil dediğimiz anlatım ve bildirişim aracına sahip olmuştur. İnsanoğlu daha sonra bu yeni araçla büyülü anlamlarda donatılmış sözcükler oluşturmaya başladı. Bu amaçla insanlar yine doğaya egemen olma gayesini güdüyorlardı. Bunun sonucunda toplumların ortak yaratıkları olan mitolojiler, epikler doğdu. Daha sonra bu ortak yaratıklar estetik bir biçime kavuştular. İnsanlar bu yolla; dokusunda masalla tarihin, gerçekle düş gücünün iç içe olduğu; tarihsel ve toplumsal olayları anlatan, uzun soluklu geniş oylumlu öyküleme şiirler yaratmaya başladılar.

Halkıbıznı cırları ana tilibiz bla birge milletibizni öhtemligi, namısı, bek ullu baylıgıdıla. Ata-babalarıbız etgen, bügünlükde va kün sayın aytılıp turgan cırlarıbız ömürleni üsleri bla kelip, bizge alay cetgendile, anı bla birge adabiyatıbıznı, madaniyatıbıznı da tarkaymazlık şavdanı bolup turadıla. Bayam, ol şavdandan içip, caşavnu zavuklugun bir sınamagan tavlu bolgan bolmaz. Karaçayda, Malkarda da halk cırlarıbızga can salgan, alaga kanat bergen, em zakiy cırçıbız, millet iynagıbız Otarlanı Omardı. Cırlaganı bla birge halk cırlarıbıznı ol cıygan da, köz ginciniça, saklagan da ete keledi. Cırçı Otarlanı Omar ' 'nı 85. cılına atalıp çıkgan kitapnı al sözü bla cırlagan cırları. Bizni halkıbıznı bek ullu baylıgı söz haznasıdı: halk cırla, tavruhla, küyle, nart sözle, - kıshadan aythanda, halk kölünden etgen çıgarmala.

Page 1 of 2