kamatur.org Deneme Yayını

Atalarıbız - Atababalarıbız milletine etilgen zulmulaga, ozgunlukga çıdayalmay, koluñdan da cuk kelmegen sebebli, ata curtlarını taşlab Türkiyaga kelgenlerini üsünden cüz cıldan artık bola keledi. Bu kıyınlı milletni adamları ata curtlarında sınaganları palahlaga, ozgunluklaga, buşuvlaga köçkünçülük colunda da tübeb küçten bla butdan caññı curt Türkiyaga ornalgandıla. Cüz cıldan artık bir çakda [zaman] ullu bir teññizde bir tamçı [damla] bolub caşasala da, bizni biz etgen, Karaçaylılanı Karaçaylıma dep öhtemlendirgen adet, adeb, töre, namıs, hurmet degen bagalarıbıznı, bılanı caşathan tilibizle birgeley ullu büsürevlikle bizge deriçi alıb kelgendile.

Kafkasya’da yaşayan Alanlar, M.S. X. yüzyıldan itibaren, Bizans’ın etkisiyle Hıristiyanlığı benimsemişlerdir. Hıristiyan Alanların Kafkasya’da iki büyük dinî merkezi bulunuyordu. V.F. Miller, bunlardan birincisinin, Karaçay’ın Aşağı Arhız bölgesinde kurulduğunu, V.A. Kuznetsov da, ikincisinin, bütün Kafkasya’nın en büyük dini merkezi olduğunu ve Malkar’ın Yukarı Çegem vadisinde kurulduğunu söylemektedir. [s.39] Karaçay-Malkarlıların eskiden Hıristiyanlık inancına mensup olduklarını ileri süren ve bu konuda ilk görüş belirten L.İ. Lavrov’dur. Karaçay-Malkar’daki eski kilise harabelerinde çok sayıda Hıristiyanlıkla ilgili kitaplar bulunduğunu ifade eden L.İ. Lavrov, Bizanslıların ve Gürcülerin etkisiyle, Karaçay-Malkarlıların Hıristiyanlık inancını benimsediklerini söylüyor. Ona göre, önceleri Hıristiyan olan Karaçay-Malkarlılar daha sonra Moğolların Kafkasya’yı istila etmesiyle birlikte Gürcü ve Bizans etkileri azalmış, Hıristiyanlık inancı yavaş yavaş kaybolmuş ve Karaçay-Malkarlıların eski Türk şamanist inançları ön plana çıkmaya başlamıştır.

N.F. Grabovskiy, Nalçik şehrinde idari işlerle ilgili memurluk yapmış, 1878 yılında da savcılık  işiyle görevlendirilmiştir. 1868 Eylülünde bir arkadaşının daveti üzerine Malkarlıların yaşadığı yerlere giderek oraları gezme imkanının bulmuştur. Onu davet eden kişinin Malkarlı olduğunu bilmekle beraber, Grabovskiy yazısında adını belirtmediği için ona ev sahipliği yapan kişinin tam olarak kim olduğunu bilemiyoruz. [s. 36] Grabovskiy orada bulunduğu sırada bir düğün görme şansı bulmuştur. Grabovskiy  yazısında, düğünde gördüğü şeyleri ve düğün adetlerini en ince ayrıntısına kadar anlatmaktadır. Bunun yanı sıra ev sahipliği yapan kişiye, kendisinin orada bulunduğu tarihten yüz yıl öncesinde uygulanan Karaçay-Malkar düğün adetlerini de anlattırarak yazısında yer vermiştir.

Bugün yeryüzünde yaşayan Türk kökenli insanların sayısı 200 milyonu aşmaktadır. Bunların 500.000 kadarını Karaçay-Malkar Türkleri teşkil eder. Türkiye’de yaklaşık 20-30 bin Karaçay Türk’ü yaşamaktadır. Afyon ilimizde yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinin sayısı 5000 kadardır. Bugün yeryüzünde yaşayan Türk kökenli insanların sayısı 200 milyonu aşmaktadır. Bunların 500.000 kadarını Karaçay-Malkar Türkleri teşkil eder. Türkiye’de yaklaşık 20-30 bin Karaçay Türk’ü yaşamaktadır. Afyon ilimizde yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinin sayısı 5000 kadardır. Karaçaylılar ve Malkarlılar birbirinden farklı dile, kültüre ve tarihe sahip iki ayrı halk değil, tersine aynı dil, kültür ve tarihi paylaşan bir Türk boyudur. Karaçay ve Malkar adları bu Türk boyunun yaşadığı iki coğrafi bölgenin adıdır. Sovyet politikası gereği ikiye bölünerek ayrı cumhuriyetlere bağlanmıştır.

Türk kültüründe baharın gelişiyle birlikte yeni bir yılın başlangıcını temsil eden “Nevruz” geleneği günümüzde Türk Dünyasının ortak bayramlarından biri olarak kabul edilmektedir. Kış mevsiminin sona erip, tabiatın yeniden canlanmaya başladığı baharın ilk günleri, bütün Türk boylarında olduğu gibi, Karaçay-Malkar Türklerinde de çok eski zamanlardan beri türlü şenlikler halinde kutlanmaktadır. Türk kültüründe baharın gelişiyle birlikte yeni bir yılın başlangıcını temsil eden “Nevruz” geleneği günümüzde Türk Dünyasının ortak bayramlarından biri olarak kabul edilmektedir. Kış mevsiminin sona erip, tabiatın yeniden canlanmaya başladığı baharın ilk günleri, bütün Türk boylarında olduğu gibi, Karaçay-Malkar Türklerinde de çok eski zamanlardan beri türlü şenlikler halinde kutlanmaktadır.