TPL_OFFCANVAS_EMPTY_ERROR

Edebiyat

Karaçay Malkar Edebiyatı ile ilgili Makaleler

Ertde-ertde bir çegetni içinde bir kart kişi, katını, kızı bla caşagandı. Aşaganları, caşaganları bir ullu narat terekni kabugun conub, andan çıkgan çayırnı üsüne da çayır cagıb, kelib añña koññan kanatlılanı tutub, aşab turgandıla. Bir kün, kün ortanı allı bla çayırı kaynab turgan bir terekge bir kara kuş koññandı, ayakları çayırga cabışhandı da, ne küreşib da açalmagandı. Kart kişi anı alay körgenley, kelib kuşnu tuthandı.

Kafkasya bölgesinin yüksek ve görkemli dağları arasındaki derin vadilerde, yüzyıllar boyunca kapalı bir toplum halinde medenî dünyadan uzak yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinin edebiyâtı, 19. yüzyılın sonlarına kadar, diğer Türk boylarının birçoğunda olduğu gibi, sözlü halk edebiyatı şeklinde devam etmiştir. Karaçay-Malkar Türklerinde yazının kullanılması ancak 18. yüzyılın ortalarına doğru İslâm dininin kabul edilmesiyle başlamıştır.

Karaçaynı belgili nazmuçusu, cazıvçusu emda camagat kullukçusu Laypanlanı Bilal, Karaçay-Çerkes Devlet Universitet canından Nobel savgaga tecelgendi. Ol, bütev Türk Duniyaga kuvançdı emda sıydı. Barıbızga da ullu maganası, hayırı da bolluk bu işni başlathanla va cer cüzünde atları aytılgan adamlalla: Çingiz Aytmatov, Olcas Süleymanov degença. Karaçay-Çerkes devlet universitetni Alim Keññeşine ala cazgan mektubnu da, Universitetni onovun da, Bilalnı caññı kitabından bir bölek nazmusun da okuvçulanı tilekleri bla basmalaybız.

Çuvak kökden kölek tigib kiyseñ da Culduzladan tüyme etib tikseñ da Sen ıylıkma atañ kiygen kiyimge Kaptalında anı halı tüymege Sen ıylıkma topurak başlı üylege Sen ıylıkma atañ ösgen tiyrege Seni sıyıñ, namısıñ da alada Caşasañ da nakut-nalmaz kalada Çiy altından çuruklanı kiyseñ da Canıñ savdan esgertmeñi körseñ da Sen ıylıkma atañ kiygen çabırga Tav Curtuñda erle kazar kabırga Başha halknı töben etib küreşseñ Tukum saylab halknı eki üleşseñ Ana tilni uçuz etib söleşseñ Adamlıgıñ cokdu, aña ıylık sen...

Her milletin hayatında özellikle de yazı dilleri geç kurulan halklarda folklor'un büyük bir önemi olduğu şüphesizdir. Folklor halkın düşünce hazinesidir çünkü halk yıllardan beri hayatında görmüş olduğu acı ve sevinçlerini hayata bakışını iyilik arzusunu, âdet, töre, ahlâk gibi değerlere tapınmayı asırlar boyu nesilden nesile geçirerek folklorunda korumuştur. Söz ustalarının, isimleri unutulmuş olan şairlerin işlerinin taş ustalarının işlerinden daha da güçlü daha da kuvvetli olduklarını biz bugün de görüyoruz. Taştan yapılmış kuleleri zaman rüzgarı süpürmüşse de, halkın fikir hazinesi, masalları, efsaneleri, şarkıları ve ata sözleri 20. asırda da yeniliklerini kaybetmeden halkın yüreğinde yaşamaya devam ediyorlar. Bazen folklorik eserler ise dünya kültürünü zenginleştiren parlak yıldızlar gibi olmuşlardır. Böyle folklorik değerlerden biri de Kırgız halkının destanı Manas'tır.

«Militsiya bek korkuvlu, savutlu amanlıkçı cıyınnı izleydi. Bu amanlıkçıladan ne az da xaparı bolgan, bizge bildiririn tileybiz. Bildirgenni atı taşada kallıkdı, kesine da bir million som berillikdi. Amanlıkçılanı kollarından açıganla aytxañña köre caraşdırılgan suratlaga igi karagız. Camagat, bu adam türsünlü canıvarla sizni aragızda aylanalla. Sak boluguz, eslegenley bizge bildirigiz.» Ahmat bu kagıtnı avtobusnu kabırgasından kişige esletmey cırtıb alıb, can hurcununa saldı. Alay a, caññı miññen sagatında bir eski çamçı tanışına tübeb kalıb, anı sözlerinden cunçuganı esinden keterge unamaydı.

İnsanoğlu, doğada egemenlik sağlamak için araçlar yapıp, çalışırken kendi sesini de bir araç gibi kullanmayı denemiştir. Çıkardığı seslere belirli anlamlar yükleyerek ses dilini oluşturmuştur. Sesini bir araç gibi kullanma, insana soyutlanma ve düşünme gücünü vermiştir. Böylece onun yaşamını öteki canlılardan ayıran, onu üstün kılan yeni bir araca adına dil dediğimiz anlatım ve bildirişim aracına sahip olmuştur. İnsanoğlu daha sonra bu yeni araçla büyülü anlamlarda donatılmış sözcükler oluşturmaya başladı. Bu amaçla insanlar yine doğaya egemen olma gayesini güdüyorlardı. Bunun sonucunda toplumların ortak yaratıkları olan mitolojiler, epikler doğdu. Daha sonra bu ortak yaratıklar estetik bir biçime kavuştular. İnsanlar bu yolla; dokusunda masalla tarihin, gerçekle düş gücünün iç içe olduğu; tarihsel ve toplumsal olayları anlatan, uzun soluklu geniş oylumlu öyküleme şiirler yaratmaya başladılar.

Ol cürekge va, sav bol, derge kerekdi. Bügün Karaçaynı caşları, kızları keslerine bu soruvnu bersele, bizni halkdan nasıblı bolmaz edi. Bu nazmu Laypanlanı Bilâlnı nazmusudu. Statyada söz anı «Curtda Cañız Terek» degen kitabını üsünden barlıkdı.  Bu men başında keltirgen nazmunu men Bilâlnı bütev caşavuna açhıçha sanayma, bu tizginlerin okuy, men anı ne canı bla da añılayma: cüregi tıñısızdı, nazmuçuga va andan bagalı zatnı bilmeyme.

Page 6 of 10

Köşe Yazıları

ESKİ CIRLA
Çok eski zamanlardan beri Merkezî Kuzey Kafkasya’nın Yukarı Kuban ve Yukarı Terek havzalarında yaşayan Karaçay-Malkarlıların…
KAFKASYA'DA DEPORTASYON VE…
Tarih boyunca büyük devletler ve imparatorluklar arasında paylaşılamayan ve sahibolunmak istenilen bir ülke olan Kafkasya’da…
KARAÇAY-MALKARLILANI TAMIRLARINI ÜSÜNDEN
Karaçay-Malkar halkını üsünden tarih canı bıla cürütülgen ilmu-izlem işlege ketgen ömürnü ayagında başlangandı, anı da…
KARAÇAYNI TÖRESİNİ ÜSÜNDEN
Meni tölüme deri bolganla Kafkazdan kelgen adetleni igi biledile. Endigi caş tölüle, artıksızda elleden tışında…

Login