kamatur.org Deneme Yayını

İslâmî Türk Edebiyatı’nda Güvercin Hikayesi, Kesikbaş Hikayesi, Dâstân-ı Geyik, Dâstân-ı İbrahim gibi halkın anlayabileceği sade bir dille türlü dinî hikayeler yazılmış ve basılmıştır. Özellikle Anadolu sahasında yazılmış bu tür eserlere kütüphanelerde ve özel kitaplıklarda çokça rastlanır [1]. Müstakil manzumeler dışında, Klasik Türk Şiiri’nde beyitlerde çeşitli vesilelerle geçen [2] İsmail Kıssası da bunlardan birisi olup Kur’an-ı Kerim’de şöyle yer alır: - Ey Rabbim!Bana salihlerden bir çocuk ihsan buyur[diye dua etti]. - Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik. - Vakta ki, yanında koşmak çağına erdi, [Ona şöyle dedi] “-Yavrum! Ben rüyamda görüyorum ki seni boğazlıyorum. Artık bak, ne düşünürsün?” [Çocuk ona şöyle dedi] “-Babacığım! Sana, ne emrediliyorsa yap; İnşa Allah beni sabredenlerden bulacaksın.” - Vakta ki, bu suretle ikisi de [baba-oğul Allah’ın emrine] teslim oldular, İbrahim, çocuğu yanı üzerine yıktı; - Biz de ona şöyle nida ettik.

Ertde-ertde bir çegetni içinde bir kart kişi, katını, kızı bla caşagandı. Aşaganları, caşaganları bir ullu narat terekni kabugun conub, andan çıkgan çayırnı üsüne da çayır cagıb, kelib añña koññan kanatlılanı tutub, aşab turgandıla. Bir kün, kün ortanı allı bla çayırı kaynab turgan bir terekge bir kara kuş koññandı, ayakları çayırga cabışhandı da, ne küreşib da açalmagandı. Kart kişi anı alay körgenley, kelib kuşnu tuthandı. “Meni öltürme, kesimi bagam bir zat berirme seññe, iy da koy meni, kuyrugumdan üç tük al da, başıma boş et, kerekli künüñde tükleden birin iyseñ, ol meni seññe tabdırır” deb, kara kuş calınıb-calbarıb kartdan tilegendi. Kart kişi anı adam tilde söleşgenine ullu seyirsiññendi.

Karaçaynı belgili nazmuçusu, cazıvçusu emda camagat kullukçusu Laypanlanı Bilal, Karaçay-Çerkes Devlet Universitet canından Nobel savgaga tecelgendi. Ol, bütev Türk Duniyaga kuvançdı emda sıydı. Barıbızga da ullu maganası, hayırı da bolluk bu işni başlathanla va cer cüzünde atları aytılgan adamlalla: Çingiz Aytmatov, Olcas Süleymanov degença. Karaçay-Çerkes devlet universitetni Alim Keññeşine ala cazgan mektubnu da, Universitetni onovun da, Bilalnı caññı kitabından bir bölek nazmusun da okuvçulanı tilekleri bla basmalaybız.

İnsanoğlu, doğada egemenlik sağlamak için araçlar yapıp, çalışırken kendi sesini de bir araç gibi kullanmayı denemiştir. Çıkardığı seslere belirli anlamlar yükleyerek ses dilini oluşturmuştur. Sesini bir araç gibi kullanma, insana soyutlanma ve düşünme gücünü vermiştir. Böylece onun yaşamını öteki canlılardan ayıran, onu üstün kılan yeni bir araca adına dil dediğimiz anlatım ve bildirişim aracına sahip olmuştur. İnsanoğlu daha sonra bu yeni araçla büyülü anlamlarda donatılmış sözcükler oluşturmaya başladı. Bu amaçla insanlar yine doğaya egemen olma gayesini güdüyorlardı. Bunun sonucunda toplumların ortak yaratıkları olan mitolojiler, epikler doğdu. Daha sonra bu ortak yaratıklar estetik bir biçime kavuştular. İnsanlar bu yolla; dokusunda masalla tarihin, gerçekle düş gücünün iç içe olduğu; tarihsel ve toplumsal olayları anlatan, uzun soluklu geniş oylumlu öyküleme şiirler yaratmaya başladılar.

Kafkasya bölgesinin yüksek ve görkemli dağları arasındaki derin vadilerde, yüzyıllar boyunca kapalı bir toplum halinde medenî dünyadan uzak yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinin edebiyâtı, 19. yüzyılın sonlarına kadar, diğer Türk boylarının birçoğunda olduğu gibi, sözlü halk edebiyatı şeklinde devam etmiştir. Karaçay-Malkar Türklerinde yazının kullanılması ancak 18. yüzyılın ortalarına doğru İslâm dininin kabul edilmesiyle başlamıştır.