kamatur.org Deneme Yayını

2 Kasım 1943 tarihinde Karaçay Sürgününe yetişkin bir genç kız olarak katılan ve çileli 14 yıl ölüm-kalım mücadelesi verdikten sonra sağ kalabilen Hubiy kızı Patiya tarafından sürgün sırasında yazılıp bestelenen, o zorlu günlerin hikâyesini çok güzel bir şekilde ifade eden ve halk arasında dilden dile nakledilerek günümüze kadar gelen bir manzumeyi, keza, Karaçayca bilmeyenler için Türkiye Türkçesine aktarılmış metnini, Sürgünün 58. yılında, sitemize koyarak tüm okuyucularımızı bu içli ağıttan haberdar etmeyi uygun bulduk.

 

SÜRGÜNNÜ KÜVÜ

Ömürlük buzu üsünde Miñi tav
Bügün bizge eriy bolurmu?
ndi mından arı tuvğan ceribiz
Karaçay elleden tolurmu?

Bu artıklıkğa carılğan bolurla
Karaçaynı kadav taşları.
Entda cavnu allında kanların tögelle
Karaçaynı cigit caşları.

Keçe tüşümde ma alay körgenem
Tavla özenlege avdula.
Sakatha, kartha, oñsuz sabiylege
Kallay kıyınlıkla cavdula.

Keçe tüşümde ma alay körgenem
Kayala özenñe oyulup.
Oy, biz carlıla ketip barabız
Günahsız bolğanlay, coyulup.

Zorluk zakonnu artıklığı bıla
Bizni coydula cavlarım.
Caşlık cıllarımı sizde aşırğanma
Sav kalığız ösgen tavlarım.

Mallanı urğança vagonlağa urup
Tışıbızdan kirit saldıla.
Karaçay tavlada sırtla tolu malla
Kimge amanatha kaldıla?

Şimal Kafkaznı temir collarında
Paravozlanı ulutdu?
Stalin, canıñ alay kurusun
Bizni Kafkazdan kurutdu?

Aşham zamanda Kafkaznı taşladık,
Tihoretskede tañ atdı.
Cılamuklarım betimi cuvğanlay
Stalingradda kün batdı.

Alayğa cetgenley sağayıp karadık:
Anda öre çöp da cok edi.
Tögeregimdegi ullu tüzleri
Soldatlanı kırğan ok edi.

Ölgenle! Bizden hapar sormağız,
Siz bizni karap körmegiz,
Candet çıpçıkla boluğuz, hariple
Ekinçi kere va ölmegiz.

Kayrı eltesiz, dep cılap sorsak
Bir hını cuvapla berelle.
Eki karnaşçığım, egeçim, anam
Kaysı eşalonda kelelle.

Kazakhstanña bılay cetgenley
Eşikleribizni açdıla.
Mallanı üleşgença üleşdile da
Kazakh kolhozlağa çaçdıla.

Kazakhstanda boş boldula sora
Çemodanlarıbıznı bavları.
Cüregi sınñan kızğa uşaydıla
Kazakhstannı tavları.

Seyir Karaçayda ösgen sanlarım
Bir Kazak üyçükden karayla.
Kazakhstanda bu aç cürekleni
Bir suvuk boranla tarayla.

Biz komendantha barıp kol salabız
Elden çıkmazğa, kaçmazğa.
Carathan Allah, buyurupmu koydu?
Kafkaznı eşigin açmazğa.

Bir ariv cıltırap közüme körüned
Karaçay Kobannı buzları.
Kazakh tüzlede mugur cürüydüle
Karaçaynı subay kızları.

Öhtem kelgen suvğa buruv bola elle
Karaçay Kobannı taşları.
Küsesek da körürge tabılmayd
Karaçaynı cigit caşları.

Avruğanña darman boluvçaned
Karaçay tavlanı suvları.
Zakavkaziyağa avğandıla, deyle
İçinde otlağan buvları.

Men iynar aytsam, ejiv etivçened
Karaçay Kobannı tavuşu.
Barğan cetalmazça, cetgen ötalmazça
Begigendi, deyle avuşu.

Kan töge turğan caşlanı kartları
Beri, vsılkağa keldile.
Gitçe sabiyleri Kazakhstanda
Açdan köbüp köbüp öldüle.

Kıyınlık cetgendi, açlık kirgendi,
Karaçay kırılıp baradı,
Ölmegenñe da ne tınçlık kaladı,
Ömürlükge cürek caradı.

TsK Partiya ukaz çığardı da
Biz ızıbızğa kaytırğa.
Kökde kögürçünnü Kafkazğa iygenme
Tavlağa süyümçü aytırğa.

Tavla da andan bılay bildirgenle:
Entda bereketni berirbiz,
Kişi cerlede savluğuğuz ketgend
Ornuna salalsak körürbüz.

Vsılkadan kaytıp tebregendile
Kırılğandan kalğan savları.
Tuz-damığızğa razı boluğuz,
Sav kalığız, Kazakh tavları.

Şimal Kafkaznı çegine kirgenley
Parovozla gudok berelle.
Carılıp öllük bar ese, ölsün,
Karaçaylıla kelelle.

 

SÜRGÜNÜN AĞITI

Ebedî buzulu üzerinde Miñitav
Bugün bize eriyor olur mu?
Artık bundan sora anayurdumuz
Karaçay köyleriyle dolur mu?

Bu zulme çatlamış olmalılar
Karaçay’ın temel taşları.
Yine düşman önünde kanlarını akıtıyor
Karaçay’ın yiğit caşları (gençleri).

Gece rüyamda öylece görmüştüm:
Dağlar vadilere ağdılar.
Sakatlara, düşkünlere, güçsüz çocuklara
Nasıl da belalar yağdılar.

Gece rüyamda öylece görmüştüm:
Kayalar vadilere devrilip.
Oy, biz garipler çekip gidiyoruz
Günahsız yere yok edilip.

Zalim kanunun zulmüyle
Bizi yok etti yağılarım.
Gençlik yıllarımı sizde geçirmiştim
Sağ kalın, doğup büyüdüğüm dağlarım.

Hayvanları doldurur gibi vagonlara doldurup
Dışarımızdan kilit vurdular.
Karaçay dağ sırtları dolusu malımız
Kime emanet olup kaldılar.

Şimal Kafkas’ın demir yollarında
Kampanaları uluttun.
Stalin! Senin canın da öyle çıksın,
Bizi Kafkas’tan kuruttun.

Akşam vakti Kafkas’ı terkettik
Tikhoreske’de şafak attı (söktü).
Gözyaşlarım yüzümü yıkayarak
Stalingrad’da güneş battı.

Oraya erişince ayılıp (etrafa) baktık,
Orada dikili çöp dahi yoktu.
Çevresindeki geniş düzlükleri
Soldatları kırıp geçiren oktu.

Ölenler! Bizden haber sormayın!
Siz bizi, bakıp da görmeyin,
Cennet kuşları olun, garipler,
İkinci kere ölmeyin.

Nereye, diye ağlayıp sorarsak
Bir öfkeli cevap veriyorlar.
İki erkek kardeşim, bacım, anam
Hangi katarda geliyorlar?

Kazakistan’a erişir erişmez
Kapılarımızı açtılar.
Hayvanları üleşircesine üleşerek
Kazak kolhozlarına saçtılar.

Kasakistanda çözüldü nihayet,
Bavullarımızın bağları.
Kalbi kırık kıza benziyor
Kazakistan’ın dağları.

Güzel Karaçay’da büyüyen azalarım
Bir Kazak evciğinden bakıyor .
Kazakistan’da bu aç yürekleri (insanları)
Bir soğuk fırtınalar tarıyor.

Biz karakola gidip imza atıyoruz,
Köyden çıkmamak, kaçmamak için.
Yaradan Allah buyruk mu verdi
Kafkas’ın kapısını açmamak için?

Bir güzel parlayıp gözüme görünüyor
Karaçay Kuban’ın buzları.
Kazak düzlüklerinde mahzun yürüyorlar
Karaçay’ın selvi boylu kızları.

Hırçın akan suya set olurdu
Karaçay Kubanın taşları.
Özlesek de görmeye bulunmuyor
Karaçay’ın yiğit caşları (gençleri).

Hastalara derman olurdu,
Karaçay dağlarının suları.
Kafkas ardına geçmişler, diyorlar
İçinde otlayan maralları.

Ben mani söyleyince, eşlik ederdi
Karaçay Kuban’ın sesi.
Varıp erişilmezcesine, gidip geçilmezcesine
Kapanmış, diyorlar geçitleri.

Kan akıtmakta olan gençlerin, yaşlıları
Buraya sürgüne geldiler.
Küçük çocukları Kazakistan’da
Açlıktan şişip şişip öldüler.

Felâket erişti, açlık girdi
Karaçay yok olup gitmede.
Ölmeyenlere hangi huzur kalacak?
Sonsuza dek yürek yaralanıp bitmede.

Partinin Merkez Komitesi karar çıkardı
Bizi geri göndermeye.
Gökte güvercini Kafkas’a yolladım
Dağlara muştuluk vermeye.

Dağlar oradan şöyle haber saldılar:
Yine bereketi veririz.
Yad ellerde sağlığınız bozulmuş,
Yerine koyabilirsek görürüz.

Sürgünden dönmeye başladılar,
Soykırımdan kalan sağları.
Hakkınızı helal ediniz,
Sağlıcakla kalınız, Kazakh dağları.

Şimal Kafkas’ın sınırına erişince,
Lokomatif düdüğü haber veriyor;
Çatlayıp ölecek varsa, ölsün
Karaçaylılar geliyor.  

Karaçay-Malkar Türkçesinden Aktaran: Dr. Yılmaz Nevruz
___________________________________________________________