22Ekim2017

KAFKASLAR VE TÜRKİYE’DEKİ KARAÇAYLARIN MÜZİKSEL YAŞAMI

Kafkasların kuzey yöresi, Macarlar’ın oluşumunda önemli bir rol oynamaktadır. Karpatlar Havzasına göç etmeden önce Macarlar, yaşamlarını Hazar İmparatorluğu’nun sınırları içinde, bu bölgede sürdürmüşlerdir. Macarlar burada Onogurlarla, Sabirlerle Türklerle, Türk-Hazarlarla, Bulgarlarla ve burada yaşamış olan öteki halklarla ilişkiye girmiş. Bu yüzden, Kafkaslarda yaptığım araştırma yalnızca yukarıda anlattığım geniş çaplı projemin bir sonraki adımı değildir, Macarlarla özel bir ilgisi de vardır. İlk kez 2000 yılında Karaçay-Çerkesya’da ve Kabardo-Balkarya’da Karaçay, Balkar ve diğer Kafkas halkları arasında derleme yaptım. Gelecek yıl aynı yörede bir saha araştırması yapmayı plânlıyorum.

1904-1905 yıllarnda bir grup Karaçay ve Balkar, özellikle Kuzey Kafkasların Teberda yöresinden Türkiye’ye göç etmiş ve günümüze dek de burada yaşamayı sürdürmekteler. Bundan sonra, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kafkaslardaki bazı Karaçay ve Balkar grupları zorla sürgüne gönderilmemek için Türkiye’deki akrabalarına katıldılar. Bu insanlar ana dillerini koruyor ama aynı zamanda eski kültürlerini ve ezgilerini unutmaktalar. Genelde azınlıkların kültürünün araştırmasını ben çok önemli saymışımdır, çünkü onlar arkaik durumlarını saklayıp korurlar ve bunun yanı sıra, bunlar üzerindeki araştırmalarla kültürlerin şekillenmesini ve birbirlerini nasıl etkilediğini de doğrudan gözlemleyebiliriz.

Macarlar ve Karaçaylar arasındaki müziksel benzerlikleri özetlemeden önce Bartók’un derin bir anlam taşıyan düşüncesini analım:

“Benim tahminim; bütün dünyada bulunabilen her türlü halk müziğinin, yeterince halk müziği malzemesi toplandığı ve makale hazırlandığı zaman aslında birkaç ana şekil, üslûp ve stil çeşidine dayandığını bulmaktır.”

Karaçay-Balkar çocuk ezgileri, psalmodik ve ağıt ezgileri, başka halkların bazı ezgileriyle aynı üslûba aittir. Ancak bu genel üslûp özdeşliğinin yanı sıra, özel etnik ve yöresel farklılıkların bulunduğunu da görebiliriz.

Macarlar ve Karaçayların bazı önderleri uzun zaman birlikte yaşadıkları için bu iki toplum arasında bol bol müziksel olgular bulacağımızı tahmin edebiliriz. Karaçay müziğinde pentatonik dizilere çok ender rastlanır ve Macar halk müziğinde bol bulunan beşlik değiştiren olgusu da Macarlarınkinden oldukça değişik bir şekilde gerçekleşmiştir. Yine de bu izlerden dolayı Karaçay-Balkarlar’da eskiden değişik müziksel şekillerin de oluştuğunu ve bunların karışık halk oluşumu sırasında geri çekildiğini ve kaybolduğunu tahmin etmekteyiz.

En düşündürücü benzerliklere ağıtlarda karşılaştık. Macar ve Karaçay ağıtlarının da dahil olduğu bu müzik üslûbu başka halkların halk müziğinde de bulunabilir. Özel olgular, ezgi şekillendirmeleri ve özellikle en basit ağıt çeşidinin geliştirilmesi tarzı bize daha geniş ortak köken hakkında bilgi verir veya en azından daha somut müziksel akrabalığı arayan araştırmalar yapmamıza izin vermektedir.

Şimdi Anadolu ve Macar ağıt şekillerinin akrabası olan böyle bir Karaçay ezgisini dinleyelim. Her ne kadar bir nenni dinleyeceğimizi düşünürsek de Türk halklarının kültüründe ağıtlar, gelin uğurlaması melodisi ve nenni ezgileri arasında somut bir müziksel bağlantı olduğunu bilmekteyiz.

MACARLARIN TÜRK HALKLARI ARASINDA GERÇEKLEŞTIRDİĞİ HALK MÜZİĞİ ARAŞTIRMALARI
 
Araştırma kapsamında derlenen şarkıları dinlemek için Tıklayın