22Ekim2017

KARAÇAY - TÜRK DÜĞÜNÜNDEN BİR MOTİF : ALGIŞ

Kuman-Kıpçak Türklerinin bir dalı olan Karaçay Türkleri folklor; örf, adet ve  an'aneleri ile dikkat çekici bir boydur. Bugün bile Ortaasya menşeli kelimelerle kurulan cümleler ile konuşmaları ilgi çekicidir. Rasonyi, Arat ve diğer dil-kültür, tarih ilim adamlarınca Karaçay lehçesi Kıpçak karakterinde olan diller grubunda tasnif edilmektedir (1). Bu lehçenin gramer hususiyetleri de Saadet ÇAĞATAY tarafından izah edilmiştir (2). Buna rağmen Karaçay Türkçesi hakkında maalesef bugün fazla araştırma yapıldığı söylenemez. Burada "Karaçay-Malkar Türklerinde Hayvancılık ve Bununla ilgili Gelenekler" adlı eseri neşreden Ramazan KARÇA ve H. Zübeyr KOŞAY'ı konumuzla ilgili bu hizmetlerinden ötürü saygı ile anmak isterim (3).

KARAÇAY - TÜRK DÜĞÜNÜNDEN BİR MOTİF : ALGIŞ

Hasan Ülker

Kuman-Kıpçak Türklerinin bir dalı olan Karaçay Türkleri folklor; örf, adet ve  an'aneleri ile dikkat çekici bir boydur. Bugün bile Ortaasya menşeli kelimelerle kurulan cümleler ile konuşmaları ilgi çekicidir. Rasonyi, Arat ve diğer dil-kültür, tarih ilim adamlarınca Karaçay lehçesi Kıpçak karakterinde olan diller grubunda tasnif edilmektedir (1). Bu lehçenin gramer hususiyetleri de Saadet ÇAĞATAY tarafından izah edilmiştir (2). Buna rağmen Karaçay Türkçesi hakkında maalesef bugün fazla araştırma yapıldığı söylenemez. Burada "Karaçay-Malkar Türklerinde Hayvancılık ve Bununla ilgili Gelenekler" adlı eseri neşreden Ramazan KARÇA ve H. Zübeyr KOŞAY'ı konumuzla ilgili bu hizmetlerinden ötürü saygı ile anmak isterim (3).

Prof. Dr. Bahaeddin ÖGEL, Karaçay Türkçesinden aldığı bir kelimeyi (=bişlak) bakınız nasıl değerlendiriyor: "Bışlak sözü öyle anlaşılıyor ki peynir anlayışını karşılayan en eski TÜRKÇE söz idi. Bu Türkçe söz, Arapça gerçek karşılığı verilmiş olarak, ilk defa İbnü-Mühenna Lügatında görülür (...). Afyon Emirdağındaki Karaçay aşiretinden derlenmiş olan bu bışlak sözü, Türk kültür tarihi bakımından önemli bir belgedir (4)."

Biz de, "bışlak" gibi daha çok kelimenin metin neşri yoluyla kültür tarihçilerimizin hizmetine sunulabileceği inancıyla, derleyebildiğimiz üç algışı yayınlıyoruz. Bu yazımızda Karaçay Türklerinin düğünlerinde söyledikleri "ALGIŞ"ı, Türkiye Türkçesi ile karşılaştırmalı olarak sunacağız. Görüleceği gibi, kelimelerin çoğu, cümlenin gidişine göre anlaşılacaktır. Biz metinleri elimizden geldiğince kelime kelime vermeye çalıştık, yine de bir sözlük kısmı koymayı uygun gördük.

Algış (Dua) : Gelin damat evine geldiğinde yapılır. Algış yapılacağında, düğün evinden bir tas hoşaf veya su (tatlandırılmış) alınır ve algış yapacak kişi, elinde Algış Ayak (dua tası), algışa başlar. Algış bittiğınde gelin eve girer. Orada bulunanlar da (daha ziyade gençler), AMiN diyerek bu tastan içerler. Algışlardaki dilekler, Karaçay Türk toplumunun yapısına ait içtimaî yardımlaşma müessesesini yansıtır niteliktedir. Yeni kurulan aile için olduğu kadar, bütün toplum içinde iyi dilekler vardır. Algışa bütün olarak baktığımızda aklımıza Dede Korkut'un "soylama"ları gelmektedir.

Elimizde üç çeşit algış olup, bunlardan ikisi Konya/Sarayönü kazasına bağlı BAŞHÜYÜK Kasabasında tarafımızdan derlenmiştir. Diğeri ise Tokat/Artova kazasına bağlı ARPACI-KARAÇAY köyünden Zekeriya ATLI tarafından gönderilmiştir. Sayın Atlı'nın gönderdiği metnin kısalığı ve kopukluğu dikkatimizi çekti. Yaptığımız araştırmada, eskiden beri süregelen bu adetin Arpacı ve Tokat'a bağlı Çilehane - Karaçay Köylerinde artık uygulanmadığını öğrendik. Başhüyük Kasabasında ise bu adet halen sürmektedir.

Metinleri, üzerlerinde herhangi bir düzeltme yapmaksızın derlediğimiz şekliyle sunuyoruz. Türkiye Türkçesine çevirme esnasındaki hatalarımızın mazur görüleceğini ümid ediyoruz.

ALGIŞ AYAK (Karaçay-Malkar Türkçesiyle)

Allah hayırlı uğurlu etsin
Bek bitsinle sabanla
Aşamasın gabanla
Caşamasınla amanla
Butun burub oltursun
Olturgan cerinde urçuk  toltursun
Kaynanasın, kaynatasın aytganın etmese
Cılay burula oltursun.
At berse çabuuçusun bersin
İt berse kabuuçusun bersin
Koy berse cünlüsün bersin
Eçgi berse sütlüsün bersin
Baltanı balağa urub
Andan da tarıga urub
Andanda nença bürtük cabışsa
Allah ança igilik bersin
Köb igiliğigizge cümle Müslüman bılay kelsin
Darısı da gençleni basma bolsun.

DUA TASI (Türkiye Türkçesi)

Allah hayırlı uğurlu etsin
Çok büyüsün ekinler
Yemesin  böcekler
Yaşamasınlar kötüler
Dizin büküp otursun
Oturduğu yerde kirman eğirsin (doldursun)
Kaynanası ve kaynatasının
dediğini yapmazsa
Ağlaya sızlaya otursun.
At verse koşucusunu versin
Köpek verse ısıranını versin
Koyun verse yünlüsünü versin
Keçi verse sütlüsünü versin
Baltayı bala vurup
Ondan sonra darıya vurup
Ondan da ne kadar tane yapışsa
Allah o kadar iyilik versin
Çok iyiliğinize cümle müslüman böyle gelsin
Darısı da gençlerin başına olsun.

(Kaynak Kişinin, Adı: Hamza AYDIN, Yaşı: 54, Derleme tarihi: 03.03.1982, D.Yeri: Tokat/Artova Arpacı Karaçay Köyü).

ALGIŞ AYAK (Karaçay-Malkar Türkçesiyle)

Voy tohtagan tohtasın, tohtamagan da bek süygenin cabsın
Algış, ayak, bal ayak kolubuzga alayık tilibiz bla calayık
Allahdan kelgen kıyıllıkladan barıbız da kengde kalayık
Voy bu kelin bu üyge sıylı kelsin, süyülüb kelsin, eter işin bile kelsin
Voy bu kelin bu üyge nek boldu degenni
Tavga barıga eşeği bolmasın
Bolsa da sırtı cavur bolsun
Balaları va kalmay barıda gavur bolsun
Bek bitsinle sabanla, aşamasın kabanla
Sabanlanı başına karış cetmesin, tübünden bogene ötmesin
Voy, bu kelin tabsın eğizleni
Caşı ceksin ögüzleni, kızı ursun küyüzleni
Voy, bu kelin bu üyge igi bolsa, butlay urçuk toltursun
İgi ua bolmasa cılay burula oltursun
Ulludu bu ayaknı hurmeti
Munu hazırlagannı ua eki dünyada carık bolsun beti
Voy, men algış etalmayma
Ullu Allah algış etsin, sıylı paygambar amin desin
Allah barıbıznı da kesiğiz süygença etsin.

DUA TASI (Türkiye Türkçesi)

Heyy, duran dursun, durmayan da en sevdiğini kapatsin (mezara koysun).
Dua tası, bal tası, elimize alalım, dilimiz ile yalayalım
Allah'dan gelecek acılardan hepimiz de uzakta kalalım
Heyy, bu gelin bu eve güzel ahlakla gelsin, sevilip gelsin, yapacağı işi bilip gelsin.
Heyy, bu gelin bu eve niye oldu diyenin
Ddağa gitmeğe eşeği olmasın
Olsa da sırtı yara olsun
Çocukları da hiçbiri kalmadan hepsi de gavur olsun
Çok büyüsün ekinler, yemesinler böcekler
Akinlerin başağına karış yetişmesin, altından kuşlar geçmesin.
Heyy, bu gelin doğursun ikizleri, oğlu taksın öküzleri, kızı dokusun halıları
Heyy, bu gelin bu eve iyi otursa, butu kadar kirmanları eğirip doldursun
İyi olmasa ağlaya sızlaya otursun
Heyy, büyüktür bu tasın hürmeti
Bunu hazırlayanın da iki dünyada aydınlık olsun yüzü
Heyy ben dua edemiyorum, ulu Allah dilesin
Ahlakı güzel peygamber amin desin
Allah hepimizi de kendi sevdiğimiz (istediğimiz) gibi etsin.

(Kaynak kişinin Adı: Yaşar TEZCAN, Yaşı: 40, Derleme tarihi: 25.12.1982, D.Yeri: Başhüyük Kasabası).

ALGIŞ AYAK (Karaçay-Malkar Türkçesiyle)

Kelgen kelin nasıblı bolsun
İgilikni beri etsin
Amanlıknı keri etsin
Butun burub oltursun
Butlay urçuk toltursun
Işara kelsin, küle kelsin
Eter işin bile kelsin
Kelgen cerin  süe kelsin
Kelgen kelin kutlu bolsun
Köb cönesin, curtlu bolsun
Bek cabışsın eri bla
Et bolğança teri bla
Eter işin terk toltursun
Absınlaga ülgü toltursun
Har kimda anı ariu körsün
Al tabganı tayakçı bolsun
Izı bla tarakçı bolsun
Tayakçı tayak tutsun
Tarakçı tarak tutsun
Akılları tüz bolsun
Ömürleri cüz bolsun
İşge ürensin kolları
Halk bla bolsun colları
Eşikge çığıb camcı urgan
Atga minib kamçı urgan
Balaları bolsunla
Amanladan keng kalsınla
Aşgılıkga bek çapsınla
Nasıbnı köb tabsınla
Tabuuçu bolsun eğizleni
Caşı çeksin öğüzleni
Kızı ursun küyüzleni
Allah bersin
Öğüznü  tarthanın
Atnı çaphanın
İşgoknu atganın
Koynu tüklüsün
İynekni sütlüsün
Kelgenleni colları mamukdan
Caşaulan bolsun zaukdan
Kuuançıbız har künde bılay bolsun
Bu kuuançga kelgen nasıbdan tolsun
Nasıb halkdan ketmesin
Kıyıllık halkga cetmesin
Kelgenleni colları mamur bolsun
Caşau bolsun birlikte
Bolayık birbirin süymeklikde
Carısınla cürekle
Tüz bolsunla niyetle
Kabul bolsun aşgı tilekle
Tüz niyet caşasın
Zarnı küye asasın
Kozlamagan tişi kalmasın
Cazıbız cavumlu bolsun
Künübüz künlü bolsun
Kışıbız karlı bolsun
Halkbız mallı bolsun
Harzatıbız barlı bolsun
Kabırıbız nurlu bolsun
Kartlanbız akıl iş üretsinle
Caşla kızla da anı etsinle
Halal kıyın aşayık
Birbiribizge boluşayık
Allah süygenleden bolayık
Bek bitsinle sabanla
Aşamasın amanla
Başlarına karış cetmesin
Tüblerinden cilan ötmesin
Etgen muratları tabsınla
Birbirin caratsınla
Suu bla mürzev birbirine caraşganı kibik
Alay caraşsınla
Ulludu bu ayakm hürmeti
Carık bolsun munu etgenni beti
Algışcıla algış etsinle
Aminçile amin desinle
Amin değen tilegin tabsın
Amin demegen tilin kabsın
Men algış etalmayma
Sıylı paygambar amin desin
Ulu Allah kabul etsin
Bu hoşap bargan cerge
Avruu barmasın.

DUA TASI (Türkiye Türkçesi)

Gelen gelin nasibli olsun
İyiliği beri etsin
Kötülüğü geri etsin
Dizin büküp otursun
Butu kadar kirmanları doldursun
Tebessüm ederek, gülerek gelsin
Yapacağı işi bilerek gelsin
Geldiği yeri severek gelsin
Gelen gelin kutlu olsun
Çok çoğalsın yurtlu olsun
Kocası  ile beraber olsun
Etin deriyle olduğu gibi
Yapacağı işi tez bitirsin
Eltilere elbise (çeyiz) doldursun
Herkes onu güzel görsün
İlk doğurduğu koyuncu olsun
Koyunca sopa tutsun
Sonraki dokumacı olsun
Dokumacı tarak tutsun
Akılları düz olsun
Ömürleri yüz olsun
İş öğrensin kolları
Herkesle (halkla) beraber olsun yolları
Kapıya çıkıp camcı (kepenek) silkeleyen
Ata binip kamçı vuran çocukları olsun
Kötülerden uzak kalsınlar
İyiliğe çok koşsunlar
Nasiblerini çok bulsunlar
Doğursun ikizleri
Oğlu bağlasın öküzleri
Kızı dokusun halıları
Allah versin
Öküzün çekenini
Atın iyi koşanını
Silahın atanını
Koyunun yünlüsünü
İneğin sütlüsünü
Gelenlerin yolları pamuktan
Hayatları olsun sağlıkta
Sevincimiz her gün böyle
Bu sevince gelen nasibden dolsun
Nasib halkdan gitmesin
Kötülük halka gelmesin
Gelenlerin yolları mamur olsun
Hayat olsun birlikte
Olalım birbirimizle sevgide
Yansınlar yürekler
Doğru olsun niyetler
Kabul olsun iyi dilekler
Düz niyet yaşasın
Kıskançlığı güve yesin
Doğurmayan dişi kalmasın
Yazımız yağışlı olsun
Günümüz güneşli olsun
Kışımız karlı olsun
Halkımız mallı olsun
Herşeyimiz varlı olsun
Kabirimiz nurlu olsun
İhtiyarlarımız akıl-iş öğretsinler
Oğlanlar-kızlar da onu yapsınlar
Çalışıp (kazanıp) yaşayalım
Zor kazansak da helal kazanıp yiyelim
Birbirimizle sırt sırta verelim
Allahın sevdiklerinden olalım
Çok büyüsün ekinler
Yemesin kötüler
Başaklarına karış yetişmesin
Altlarından yılan geçmesin
Dilediklerine kavuşsunlar
Birbirlerini beğensinler
Su ile ekinin birbirlerine yakıştıkları gibi
Öyle yakışsınlar
Büyüktür bu sözlerin hürmeti
Bunu yapanı her iki dünyada da
Açık olsun yüzü
Duacılar dua etsinler
Aminciler amin desinler
Amin diyen dileğini bulsun
Amin demeyen dilini ısırsın
Ben dua edemiyorum
Ahlakı güzel Peygamber amin desin
Ulu Allah kabul etsin
Bu hoşafın gittiği yere
Allah hastalık vermesin

(Kaynak kişinin Adı: Hasan ASLAN, Derleme yeri: Başhüyük, Derleme tarihi: 10.4.1982, Yaş: 19).

NOTLAR:

* Erek Lisesî, öğretmeni, VAN
1. Laszlo Rasonyı, Tarihte Türklük, T.K.A.E. yay. Ank. 1971, s. 15
2. Saadet Çağatay, Türk Lehçeleri örnekleri, DTCF yay. Ank. 1972, c. 2, s. 114
3. Ramazasn Karca-Hamit Zübeyr Koşay, Karaçay Malkar Türklerinde  Hayvancılık ve Bununla İlgili Gelenekler, DTCF yay. Ank. 1954
4 Baahaeddin Öget, Türk Kültür Tarihine Giriş, Kültür Bak. yay. Ank. 1975, s. 4, s. 30

SÖZLÜK

Absın: Elti
Aşamasınla: Yemesinler
Amanla: Kötüler
Aytganım: Söylediğim
Andanda: Ondan da
Anıca: Onun gibi, onun kadar
Ayak: Tas
Alayık: Alalım
Alay: Öyle
Ariu: Güzel
Avruu: Ağrı, hastalık
Butun burub: Dizin büküp
Bolayık: Olalım
Berse: Verse
Bürtük: Tane, tohum
Bla: ile
Barıbız: Hepimiz
Bögene: Bıldırcın
Beti: Yüzü
Barlı: Varlı, varlıklı
Bargan cerge: Gittiği yere
Caşamasınla ı Yaşamasınlar
Cılay burula; Ağlaya sızlaya
Cünlü: Yünlü
Calayık: Yalayalun
Cetmesin: Yetişmesin
Caşı: Oğlu
Çeksin: Koşsun (atı arabaya koşsun)
Carık: Aydınlık, temiz
Cabışsın: Yapışsın, beraber olsun
Camçı :Bir tür kepenek
Cürekle : Yürekler
Cauumlu: Yağışlı, yağmurlu, karlı
Caraşsınla: Yakışsınlar
çabuvçu: Koşucu, iyi koşan
Degenni: Diyenin
Etmese: Yapmasa
Etalmayma: Yapamıyorum

__________________________________________________________

Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, Şubat, 1985, s.122-128.
__________________________________________________________